Ekonomik kriz nasıl gelişir? Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz dönemleri hangileridir.?

Ekonomik kriz nasıl gelişir? Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz dönemleri hangileridir.?

Türkiye'de yaşanan ekonomik krizler

Türkiye ve dünya ekonomisinde daralma sebebi ile yaşanan ekonomik krizlerin ana nedeni olan ön plana çıkan cari açıktır. Basit dil ile cari açık nedir? anlatacak olursak  ithalatın ihracattan fazla olması yani bir ülkenin ürettiği malları satmasından çok hazır ürünleri ithal etmesinden kaynaklı oluşan açığa denmektedir. Dünya ekonomisi küreselleşme sürecine girdiğinden beri sermaye yön arayışına girmiştir.Bu süreç ile ülkeler arasında oluşan borç verme-alma döngüsü oluşmuştur. Ekonomisi güçlü üretim yapan ülkeler ürettiği ürünleri satmak için gelişmekte olan ülkelere satarak kendi arz-talep döngüsünü oluşturuyor.

İlginizi çekebilir Ekonomik kriz ne demektir? Nasıl gelişir ?  yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz dönemleri:

Türkiyede yaşanan ekonomik krizler

Türkiye’de ekonomik krizin yaşanmasının en önemli nedeni; Üretici toplum yapısından,tüketici toplum yapısına geçilmesi sonucunda oluşan cari açık,ekonomide çeşitli yapısal bozuklukları oluşturarak ekonomik kriz yaşanmasına neden olmuştur.Kısaca Türkiye’de oluşan ekonomik kriz dönemlerini anlatalım.

1994 krizi: Türkiye serbest piyasa ekonomisi modeline Turgut Özal ile geçtikten sonra dış ülkelere açılım ile gelişen dış ticaret açığı ekonomide zayıflama ve alınmayan tedbirler ile yavaş olarak gelişen cari açık ile dengeler bozulmaya başladı.Türkiye’de 1994 yılında bozulmaya başlayan Döviz-TL dengesi ile enflasyonda yükselişler ile hazine dış kaynağa olan ihtiyacı artmıştır. Kredi değerlendirme kuruluşlarının notumuzu düşürmesi ile kredi ihtiyacını gidermek zorlaşmıştı. Bu dönemde kredi bulunamama nedeni ile ekonomik tedbir olarak IMF ile kredi anlaşması imzalanmıştır. 5 nisanda açıklanan ekonomik tedbir proğramı ile her hükümetin başvurduğu yol olan ek vergiler yürürlüğe girmiştir. Bu uygulanan tedbirler başarıya ulaşmamıştır. Bunun başlıca nedenleri arasında, maliye ve para politikası aynı anda uygulanmamış olmasıdır. Hükümetin piyasa üzerindeki güvensizliğide etki etmiştir.Borçlanma kısa vadeleri olduğu için  yatırım ve üretim kavramı göz ardı edilmiştir. Türkiye’de 1993 yılındaki 6,4 milyar dolar olan cari açık bu krizin habercisi konumundadır.

Türkiye 1994-2001-2008-2018 kriz dönemleri

2001 krizi: Ülkemizde 1994 yılında yaşanan ekonomik kriz ile yaşanan ekonomideki yavaşlamaya tedbir olarak yapısal reformlar yapılmadığı için, 2000 yılında yaşanan ekonomik dengelerdeki bozukluklar krizin tekrar yaşanacağını belli etmiştir. Ekonomide yüksek seyreden enflasyon verileri düşürülmesi amaçlanırken,politika olarak uygulanan serbest faiz,sabit kur politikası bankalarda yaşanan likitide sıkıntısı nedeni ile patlak verdi.Devletin bankalardan borçlanmış olduğu hazine bonoları nedeni ile yıl sonu açık kapatma durumunda olan bankalarda likitide sorunu yüksek faiz ile borçlanmaya doğru giderek,piyasada krizin başlamasına neden oldu.Bu krizi tetikleyen ve gelişmesini sağlayan ise 19 şubat 2001 yılındaki Milli güvenlik kurulunda yaşanan olumsuz durumlardır. Bu toplantıda yaşanan dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer,Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlatması ve bunun sonucu Ecevit’in toplantıyı terketmesi ile yabancıların piyasalardan çıkması,uygulanan proğramın yetersiz olması gibi sebepler krizin yaşanması neden olmuştur. Bankacılık sektörü faizler aşırı derecede yükselmiş,İMKB düşmüş,bankacılık sektöründe yaşanan likitide krizi ile reel sektörde işten çıkarmalar artmış,binlerce firma kapanmıştır.MGK toplantısından 2 gün sonra hükümet aldığı karar ile sabit kur politikası yerine dalgalı kur politikasına geçmiştir.

2008 krizi: Türkiye 2007 yılında hissedilmeye başlayan dış kaynaklı olan kriz dönemini ABD faiz arttırımı nedeni ile dünya piyasalarında hepimizin bildiği mortage krizi yaşanmıştır.Bu kredilerde geri dönüşlerde oluşan sıkıntılar tüm dünya ülke ekonomilerini olumsuz etki yapmıştır. Dünyada başlayan likitide sorunu ABD’de en büyük banka olan Lehman Brothers batması ve gelişmekte olan ülkelerde krizin daha şiddetli hissedilmesine neden olmuştur. Nispeten diğer krizlere göre

Bankacılık sektörünün Türkiye’de sağlam olması krizin şiddetini azalmıştır.Tabiki her kriz döneminde yaşanan olumsuz durumlar yaşanmış olsada (İşten çıkarma,Şirketlerin kapanması) çabuk toparlanma sağlanmıştır.Bunun başlıca nedeni Hükümete olan güven duygusudur. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanma etkisi olarak faizler artmış,tabiki bunun sonucunda yatırımlar azalmıştır.

2018 krizi: Bu krizin yaşanmasının başlıca nedeni komşularımızda yaşanan siyasal bozukluklar ve iç savaşların çıkması olarak tanımlanabilir.ABD ile hükümetimiz arasında yaşanan,ayrıca Çin-ABD ekonomik savaş çatışması bu krizin başlamasına neden olmuştur. Geçmiş dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerden ders almamış olmamız,popilist politikaların devamı,üretim ve gelişim için gerekli yatırımların yapılmaması,kaynakların etkin kullanılmaması gibi sebepler krizi tetiklemiştir. Bu krizde yaşanan olaylar hükümetce dış kaynaklı olarak belirtilsede, alınmayan ekonomik tedbirler,yapılmayan yatırımlar,kalkınma için gerekli olan yatırım yerine tüketim politikitasının uygulanması,var olan şirketlerin kriz nedeni ile batması ile işsizliğin artması,bu krizin diğer yaşanan krizlerden çok daha ağır yaralar açaçağını belirtmek isteriz. Bunu başlıca nedenleri arasında sağlanan dış kaynakların etkin kullanılmanası nedeni ile yatırım ve üretim yerine her yıl artan ithalat ve cari açık oranlarına bakılınca anlamamak hiç zor değildir. Piyasaya mevcut ekonomik yönetimin güven vermemesi krizin etkin olarak yaşanmasına neden olmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir